Tanrılardan dem vuruyorum sabah beri,
küçük ilahlardan.
Doğuştan kusursuz olanlardan
doğuştan ahlaklılar
doğuştan seçilmişler
kutsallar
gökten inenler,
sütten ak çıkan kaşıklar,
mütemadiyen suçsuzlar
doğarken varolanlar.
Şüphesiz mükemmel bir ölümü hakedenler.
Beyaz kıçları hiç çürümeyecekler
ve apışaraları.
laklar
parlaklar,
hatta pasparlaklar,
Kendilerine çok daha özel tanımlar yapabilenler.
Selam her şeyin diyalektiğine sıçan dünyanın merkezi..
ve selam diğerleri.
Selam insanoğlunun müthiş mutsuzluğu,
Selam Tanrı
dert etme
biz iyiyiz böyle.
5 Şubat 2015 Perşembe
3 Şubat 2015 Salı
Hızla Gelişecek Kalbimiz
Hızla gelişecek kalbimiz
Kalbimiz hızla.
Sürgünlerin umutsuzluğunda
Kırık kalpler, yaralılar, onulmazlar
Farksız çarpanların umutsuzluğunda
Ve köprübaşlarının umudunda.
Sular bitse bile, çiçekler atılırken oralara
Temiz bir ilişkinin bulutsuzluğunda
Ve eski dağlarda, eski dağlarda kış
Kovalarken ülkesini
Hızla gelişecek kalbimiz.
Kendi öz hüznümüzün ılık tarlasında
Bozkır dayanıklılığımızın tarlasında
Kalbimiz.
Ellerimiz ayaklarımız arasında.
Ve kimsenin bölemediği şarkıyı
Güllerin, buğdayların ve acının şarkısını
Bir Haziran uygulayacak sesimize.
Sütçünün sesiyle birlikte
Şoförün sesiyle birlikte
Erkenci işçilerin sesiyle birlikte
Sabaha başlamış sarhoşların sesiyle birlikte
Yaman sarhoşların sesiyle birlikte
Ve yeni uyanmışların ve yeni doğmuşların
ve herkesin ve herkesin
Sesleriyle birlikte
Bir Haziran uygulayacak
Kimse bölemeyecek ve kalbimiz
Hızla gelişecek.
Yıkıntılara karışan eski bir bahar
Büyük olmaya elverişli bir bahar
Eskiden yaşanılmış ve her şeye rağmen
İnsanlara göre bir bahar.
Suların kana kestiği yahut
Suların kana kestiği bir bahar.
Hızla gelişecek kalbimiz
Bir mavilik kalıbında
Bir odada, en olağan bir odada
En sade, en insanca bir odada
Bir kadınla bir erkeğin olduğu bir odada
Bir kadınla bir erkeğin,
bir kadınla bir erkek olduğu
Ellerin ve omuzbaşlarının
birbirini bulduğu.
Birden gerçekliğini algılayarak
Saat çalınca ve görünce güneşi
Birden vazgeçilmezliğini algılayarak
Önemli ve gerekli buluşunu kendini
birden hatırlayarak.
Geleceğe hazırlayınca olanca göğüslerini
ve her şeye ve ölüme. Kalbimiz
Hızla gelişecek
Çağımıza pek uygun bir hızla
Gelişecek kalbimiz.-------Turgut Uyar
Kalbimiz hızla.
Sürgünlerin umutsuzluğunda
Kırık kalpler, yaralılar, onulmazlar
Farksız çarpanların umutsuzluğunda
Ve köprübaşlarının umudunda.
Sular bitse bile, çiçekler atılırken oralara
Temiz bir ilişkinin bulutsuzluğunda
Ve eski dağlarda, eski dağlarda kış
Kovalarken ülkesini
Hızla gelişecek kalbimiz.
Kendi öz hüznümüzün ılık tarlasında
Bozkır dayanıklılığımızın tarlasında
Kalbimiz.
Ellerimiz ayaklarımız arasında.
Ve kimsenin bölemediği şarkıyı
Güllerin, buğdayların ve acının şarkısını
Bir Haziran uygulayacak sesimize.
Sütçünün sesiyle birlikte
Şoförün sesiyle birlikte
Erkenci işçilerin sesiyle birlikte
Sabaha başlamış sarhoşların sesiyle birlikte
Yaman sarhoşların sesiyle birlikte
Ve yeni uyanmışların ve yeni doğmuşların
ve herkesin ve herkesin
Sesleriyle birlikte
Bir Haziran uygulayacak
Kimse bölemeyecek ve kalbimiz
Hızla gelişecek.
Yıkıntılara karışan eski bir bahar
Büyük olmaya elverişli bir bahar
Eskiden yaşanılmış ve her şeye rağmen
İnsanlara göre bir bahar.
Suların kana kestiği yahut
Suların kana kestiği bir bahar.
Hızla gelişecek kalbimiz
Bir mavilik kalıbında
Bir odada, en olağan bir odada
En sade, en insanca bir odada
Bir kadınla bir erkeğin olduğu bir odada
Bir kadınla bir erkeğin,
bir kadınla bir erkek olduğu
Ellerin ve omuzbaşlarının
birbirini bulduğu.
Birden gerçekliğini algılayarak
Saat çalınca ve görünce güneşi
Birden vazgeçilmezliğini algılayarak
Önemli ve gerekli buluşunu kendini
birden hatırlayarak.
Geleceğe hazırlayınca olanca göğüslerini
ve her şeye ve ölüme. Kalbimiz
Hızla gelişecek
Çağımıza pek uygun bir hızla
Gelişecek kalbimiz.-------Turgut Uyar
2 Şubat 2015 Pazartesi
Hou adındaki bir adam
Hou adındaki bir adam pencerenin dışından tırmanıyor,
üstelik elinde bıçak
ve çıplak.
Anadan üryan.
Üryan çelişkili bir kelimedir. Üremekten değil
ürümekten gelir. Çünkü üremek doğanın parçasıdır,
ürümek saldırgan bir eylem.
Egoya batıp çıkamamış. Sarımsaklanıp saklanmış.
Ürü de yürümeyi anımsatır bir manasıyla.
'Ürü be koçum kim tutar' gibi mesela.
Hayır uydurduğum söylenemez, mantıklı bir açıklama yaptım
kendime bile olsa.
Hou adındaki adam, eli bıçaklı adam, donsuz adam...
Hikayenin kahramanı eli bıçaklı ve donsuz olan.
Hou'nun hikayeyle ilgisi yok.
Hikaye donsuzlukla ilgili ve bıçakla.
Bir de apartmanın dışından tırmanmakla.
Ha gayret koçum!
Hadi canlandır gözünde.
Fotoğraflar çekilmiş, mıh gibi kalmış adam zamanın bir yerinde.
Nerede?
35 yıl evvel kulağına HOU diyen adamın dil-diş-dudak üçgeninde
ve gırtlağı unutmamalı.
Gerçi donsuzun kulağına kimse HOU HOU HOU bile dememiş,
bir de ismi uzun olsa, doğmaya erinirmiş.
Eli bıçaklı adam Çin'de
Hou'nun olayla ilgisi yok.
Donsuz yerine Hou demenin daha kolay olması dışında.
Ya da, yine çok kutsal bir devletin verdiği çok basamaklı sayılardan daha insancıl durması...
Hou insancıl,
adam değil.
Hou insan,
adam değil,
Adam gerçek,
Hou değil...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)